gurlife
E

Kalp ve Damar Cerrahisi

Kalp ve Damar Cerrahisi Doktorlarımız
Op. Dr. Muharrem ŞENEL
Kalp ve Damar Cerrahisi
Prof. Dr. Recep ARSLAN
Göğüs - Kalp ve Damar Cerrahisi
Tıbbi Birimler Tüm Doktorlar

Kalp ve damar cerrahisi, bu alanda uzmanlaşmış cerrahlar tarafından kalp ve damarlara yapılan cerrahi işlemlerdir. Kalp-damar hastalıkları Türkiye’de ve dünyada önemli ölüm nedenleri arasında bulunur. Tıptaki ilerlemelerle birlikte bu hastalıklar artık düzenli olarak kontrollerini yaptıran herkeste erken teşhis edilebilir.

Özel Gürlife Hospital deneyimli kardiyak anestezi ekibi ve ileri yaşam destek cihazları ile donatılmış yoğun bakım üniteleri ameliyatların başarı oranına önemli katkıda bulunur ve hastaların ameliyat sonrası sürecini daha rahat geçirmesini sağlar.

Kalp ve Damar Cerrahi Bölümü’nde verilen hizmetlerimiz aşağıdaki gibidir:

  • Koroner Bypass Ameliyatları
  • Kalp Kapak Ameliyatları
  • Karotis (Şah Damar) Ameliyatları
  • Aşırı terleme ve Raynaud Rahatsızlığı Tedavisinde ETS (Endoskopik Torakal Sempatektomi Yöntemi) VATS (Videotorakoskopik thorakal sempatektomi )
  • Atardamar Ameliyatları (Greft bypass uygulamaları, sempatektomi, embolektomi, anevrizma ameliyatları)
  • Atardamar Tıkanıklıklarında ve Darlıklarında Skopi ile veya Anjiyo Odasında EKOS, Trombüs Aspirasyonu, Vena Kava Filtre Uygulamaları
  • Aort Anevrizmalarında Endovasküler Stent ve Greft Uygulamaları (EVAR-TEVAR)
  • Skleroterapi, Köpük Skleroterapi (İğneyle Varis Tedavisi)
  • Kılcal Varislerde Altın İğne Radyofrekans, Cilt Lazeri Yöntemleri ile Tedavi
  • Varislerde Endovenöz Lazer Uygulaması (EVLA), Radyofrekans, Zamk ile Yapıştırma Yöntemleri
  • Klasik Varis Ameliyatları
  • Kronik Böbrek Yetmezliğinde AV Fistül Ameliyatları, Kalıcı Geçici Diyaliz Kateteri Uygulamaları
  • Port Kateter Uygulamaları (Kanser hastaları)
  • Atardamar Tıkanıklığında PTA (Perkütan Translüminal Anjiyoplasti) Stent Uygulamaları
  • Lenfödem, Kronik Venöz Yetmezlik Ödem Tedavilerinde IPC (Pnömotik Kompresyon Cihazı) Yöntemi ile Tedavi

KLİNİK UYGULAMALARDAN ÖRNEKLER

1. ETS (Endoskopik thorakal sempatektomi)= VATS (Videotorakoskopik thorakal sempatektomi)

    El, kol aşırı terlemeleri (Hiperhidrozis), kolları tutan buerger hastalığı ve raynaud hastalığında genel anestezi altında uygulanan endoskopik bir ameliyattır. Uygulanacak göğüs tarafına 2 adet 1'er cm.lik kesi yapılarak ince kalem boyutunda thoracarlar ile göğüs boşluğuna girilir. Thoracarın biri içinden kameralı aparat ile göğüs boşluğu ekranda gözlenir. Akciğer gaz yardımı ile söndürülür ve thoracal vertebralar üzerinde seyreden thoracal sempatik zincir bulunur. El, kol atardamarlarını büzen, terlemeyle ilgili kısımları diğer thoracardan sokulan aletler ile rezeke edilerek veya koterize edilerek iptal edilir. Böylece eldeki, koldaki, koltuk altındaki terlemeler kaybolur, hatta hasta nemlendirici kullanmak durumunda bile kalabilir. Parmaklarında yara olan buergerli hastaların yaraları kılcal damarların genişlemesi ile iyileşmeye başlar. Raynaud’lu hastaların el ve parmakları belirgin derecede ısınır, şikayetleri düzelir. Hasta aynı gün veya 1 gün sonra taburcu edilir.

2. VARİS TEDAVİSİ

    Varis tedavisine karar vermeden önce Kalp- Damar Cerrahisi Uzmanı tarafından iyi bir klinik muayene yapılmalı ve fizik muayene, kesinlikle Radyoloji Uzmanı tarafından yapılacak olan Venöz Doppler USG (damar ultrasonu) ile tamamlanmalıdır. Bu tetkik ile derin ve yüzeyel toplardamarlarda var olabilecek eski veya yeni pıhtı ile tıkanıklık, darlık, venöz kapakçıklardaki yetersizlikler, kanın geriye kaçış hızı, basıncı ve damar çapları ölçülebilir. İlgili Uzman Hekim de bu bilgiler ışığında hasta için en doğru kararı vermeye çalışır.

    Derin ve yüzeyel damarları normal olan, toplardamarlar içi kapakçıklardan kaçak olmayan kılcal varisli (=telenjiektazi) hastalara scleroterapi (iğne ile tedavi), köpük scleroterapi, cilt lazeri, radyofrekans ile thermokoagulasyon yöntemleri bazen tek tek, bazen de ikisi bir arada uygulanabilir. Deriden hafif kabarık 2-4 mm. çapındaki mavimsi, yeşilimsi görünen retiküler varisleri olan hastaların yine damar ultrasonları normal ise scleroterapi, köpük scleroterapi ile tedavi edilmeleri uygundur. Scleroterapi de genellikle polidocanol içeren bir kimyasal ajan, damar çapına göre değişik konsantrasyonlarda çok ince uçlu insülin iğneleri veya kelebek setlerle varisli damar içine verilir ve damar gözle görülür şekilde scleroze olup kaybolur. Bu sıvı kimyasal ajanı hava ile karıştırıp köpürtüp kullanırsak işlemin adı köpük scleroterapi olur. Kapakçık yetmezliği nedeniyle kirli kanı yerçekimi etkisiyle geri kaçan ve artan basınç nedeniyle bacak cilt yüzeylerinde varisler oluşan hastalarda kaçak süresi ve safen ven (yüzeyel ana toplardamar) çapı 0,5 sn- 5,5 mm.ye eşit veya daha fazla değilse önceliği varis çoraplarına veriyoruz. Bu safhadaki hastalara düzenli varis çorabı kullanmaları dışında; sıcaktan, hamamda sıcak banyolardan, denizde kum banyosu ve fazla güneşlenmeden kaçınmalarını, dar giysi, topuklu ayakkabı giymemelerini, uzun yolculuklarda sık mola vermelerini, veremiyorlarsa ayak bileklerini sürekli hareket ettirmelerini öneriyoruz. Bu önerilere uyduğu halde şikayetleri olanlara venotonik bir takım ilaçlar da verebiliyoruz.Bu hastaları kontrolde tutuyoruz ve düzenli aralıklarla (6 ay-1 yıl gibi) damar ultrasonu ile ölçülebilir patolojilerinde artış olduğu zaman diğer tedavileri gündeme getiriyoruz.

    Damar çapları ve kapakçıklardaki kaçak süreleri arttığı zaman günümüzde öncelikle yeni yöntemleri önermekteyiz. Bunların en sık tercih edilenleri yüzeyel safen venin damar içine bir iğne ile girilerek iğne deliğinden klavuz tel ve bunun da üzerinden katater göndererek uygulanan damar içi yöntemlerdir. Endovenöz lazer ablasyon, endovenöz radyofrekans (RF) ablasyon ve endovenöz siyanoakrilat yapıştırma yöntemleri en popüler olanlarıdır ve ameliyatsız varis tedavisi diye de bilinirler. Bu yöntemlerde spinal veya lokal anestezi ile diz altı bölge iç kısımda venöz yetmezlikli safen vene seldinger iğnesi ile ponksiyon yapılıp, iğne içindeki delikten klavuz tel gönderilmekte ve damar içine sheat yerleştirip, sheat içinden de bir katater gönderilmekte ve kasık bölgesine yakın derin ve yüzeyel toplardamar bileşke yerine 2 cm. mesafeye sabitlenmektedir. Lazerli işlemde bu katater ucunda lazer enerjisi yayan bir bölge, radyofrekanslı işlemde katater ucunda radyo dalgası yayan bir bölge olmakta ve kataterler ana cihazlara bağlanmaktadır. Bu cihazlarla damar içine verilecek olan Lazer veya RF enerjisi yüksek ısı üreteceği için çevre dokulara zarar verilmesin diye kataterize edilmiş damar çevresine 200-300 cc. kadar soğuk ilaçlı serum ile tumescent anestezi uygulanır ve katater ucundan ısı enerjisi yaya yaya yavaşça veya otomatik olarak geri çekilir. İşlem sonrasında bir anlamda yakılan, dağlanan, iç duvarı kontrollü olarak tahrip edilen bu damar içinde kan akımı durdurulmuş, damar yerinde bırakılarak iptal edilmiş olur.

    Son 5-6 yıldır ülkemizde kullanılan ve giderek daha çok tercih edilir hale gelen en yeni yöntem ise yapıştırma- zamk yöntemidir. Bu yöntemde ise damara yerleştirilen katater içi delik ve kenarları delikli bir kataterdir. Kimyasal adı N-metil siyanoakrilat olan ve yıllardır insan vücudunda değişik tedavilerde kullanılmış, vücuda uyumlu, bir anlamda Japon yapıştırıcı gibi kuvvetli bir yapıştırıcı olan bu sıvı madde, katater arkasına bağlanmış bir tabanca gibi tetikleyici bir aparat yardımı ile, katater yavaş yavaş geri çekilirken damar içine verilir ve verilmeyi takiben 3 sn. içinde baskı uygulandığında, damar içi birbirine yapışmış olur ve içindeki kan dolaşımı durmuş olur. Böylece bu 3 yöntemle de içinde ters akım olup, basıncı yüksek, varislere neden olan bu toplardamar iptal edilmiş olur ve bu damardan köken alıp dallanmış ve genişlemiş varisler yok olur.

    Katater yerleştirilecek damarın çok kıvrımlı olması, çok yaygın varislerin olması veya safen ven çapının çok geniş olduğu durumlarda klasik cerrahi (ameliyatlı) yöntemin uygulanması gerekir. Kasık bölgesine yapılan 2 cm.lik bir kesiyle bulunan safen venin derin venle birleşme yârine yakın dalları bağlanır, kesilir , safen ven içine stripper denilen bir tel sokularak  dizaltı bölgesinden yapılan küçük bir kesi ile bu tel damar içinden dışarı alınır. Alt ve üst bağlantıları kesilip bağlanır, tel çekilerek damarla birlikte dışarı alınır. İşaretlenmiş varisli damarlar da yapılan mini kesilerden dışarı çekilerek çıkartılır.

    Varis, venöz yetmezlik tedavisinde amaç kişiyi varislerinden arındırıp, venöz basıncı düşürmek ve varis çorabından kurtarmaktır. Geçmiş dönemlerde derin toplardamarlarında yetersizlik olan, varis yaraları olan hastalarda varislere ve venöz yetmezliğe yönelik girişimlerden kaçınılırdı. Son yıllarda bacaklardaki venöz basıncı ne kadar düşürebilirsek kârdır amacı öne çıkarak, tüm varisli ve venöz yetmezlikli hastalara bu yöntemler uygulanmaya başlandı. Zaman içinde kronik venöz yetersizlikli hastalarda, hatta venöz ülserli hastalarda yapılan bu girişimlerle yakınmaların, bulguların gerilediği, hatta venöz yaraların iyileştiği görüldü ve varis çorabı veya elastik bandaj kullanmayı sürdürmek şartıyla tedavi protokollerine bu yöntemler eklendi. 

    Ameliyatlı (cerrahi) varis tedavileri     olarak büyük- küçük safen ven varisektomi + stripping, varis pake eksizyonu, high (yüksek) ligasyon, perforan ven ligasyonu, venöz kapak transferi, kapak tamiri ve SEPS (subfascial endoskopik perforan surgery) sayılabilir.

    Varislerin ve venöz yetmezliğin tedavisinde ameliyatsız veya ameliyatlı tedaviler endikasyonuna göre tek tek uygulanabileceği gibi, ikisi, üçü bir arada da uygulanabilir.

                     Radyofrekans(Thermo